aşk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
aşk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Kendime Yenildim...


Aşkın ömrü 3 yıl derler. Hiç inanmam ben bu tarz genellemelere. Ama üç yıl sonra üç yıl önce yazdığım bir yazıya dönebiliyormuşum. Bazı duygular bitse de hissedilebilecek şeyler çok fazla değişmiyor demek. Daha da doğrusu ben hiç değişmiyorum, hep aynıyım. Olsun ben kendimi böyle seviyorum :)

 6-Mart-2007
19:55

Ne olduğunu bilmediğim hayallerim var bu aralar. Gerçekleşeceğini düşünüp heyecanlanmaya başladığımda her seferinde uyanıyorum. Diyorum ki kendime “AŞK ÇOK UZAK!”

Bana her şey uzak gelmeye başlıyor. Birkaç saat öncesine kadar içimde varolan heyecan bir anda kayboluyor. Kalbimin çarpıntıları azalıyor, midemde uçuşan kelebekler bir anda mide bulantısına, karın ağrısına dönüşüyor.

Söküp atmaya çalışsam da karamsarlığımı, umutsuzluğumu kendime engel olamıyorum. Her şey yine üstüme gelmeye başlıyor... Ama en azından gözlerimin dolmasına engel olmayı başarabiliyorum. Aslında itiraf etmem gerekir, neredeyse onu da başaramayacaktım. –Zayıflık göstermeye gerek yok.-

İlk anda üzerime çöken ağırlığı atıyorum. Ne bekliyordum ki?? Ve neden?? Sanki bugüne kadar başıma güzel şeyler geldi.. Bir anda kendimi neden bu kadar pembe bir dünyaya fırlattım ki?

Sonunun böyle olacağını bile bile yine kendime yenildim...

Ece.

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS
Read Comments

Cemal Süreya'dan AŞK


Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git.
Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler.
Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin
Oysa Allah bilir bugün iyi uyanmıştık
Sevgiyeydi ilk açılışı gözlerimizin sırf onaydı
Bir kuş konmuş parmaklarıma uzun uzun ötmüştü
Bir sevişmek gelmiş bir daha gitmemişti
Yoktu dünlerde evelsi günlerdeki yoksulluğumuz
Sanki hiç olmamıştı

Oysa kalbim işte şuracıkta çarpıyordu
Şurda senin gözlerindeki bakımsız mavi, güzel laflı İstanbullar
Şurda da etin çoğalıyordu dokundukça lafların dünyaların
Öyle düzeltici öyle yerine getiriciydi sevmek
Ki Karaköy köprüsüne yağmur yağarken
Bıraksalar gökyüzü kendini ikiye bölecekti
Çünkü iki kişiydik

Oysa bir bardak su yetiyordu saçlarını ıslatmaya
Bir dilim ekmeğin bir iki zeytinin başınaydı doymamız
Seni bir kere öpsem ikinin hatırı kalıyordu
İki kere öpeyim desem üçün boynu bükük
Yüzünün bitip vücudunun başladığı yerde
Memelerin vardı memelerin kahramandı sonra
Sonrası iyilik güzellik.

CS.

(1954)

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS
Read Comments