likemind etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
likemind etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Social Inclusion Band Konseri ve Geçen Hafta

Sonunda bu haftayı da geride bıraktık. Çok yorucu bir haftaydı. Yine dergi haftasıydı ve üç ekle birlikte 12 forma yani 144 sayfa olarak dergimizi bitirdik. Bu ay biraz buruk yaptık dergimizi. Çünkü çok sevdiğimiz editörümüz Enes ay sonunda ayrılmaya karar vermişti ve beraber son sayımızı yaptık. Eksikliğini çok hissedeceğiz. En çok da ben.. çünkü neredeyse 8 aydır karşılıklı oturuyorduk ve annemden babamdan çok onu görüyordum. Her konuda desteğini görüyordum. Valla zor olacak. Üzgünüm. :(

Geçtiğimiz Cuma sabahı Riella'yla beraber Kanyon'da Likemind'a katıldık. Bu ikinci Likemind etkinliğimdi. Geçen seferkiyle kıyasladığımda bu sefer katılım oldukça azdı. Bakalım bir sonraki nasıl olacak. Bu etkinlikte Twestival gönüllüsü arkadaşlarla tanıştık. Digital Age sitesi ve kendi blogumdan da onlara destek verdim.Gönüllü yapılan işleri seviyorum ve elimden geldiğince yardım etmeye çalışıyorum.

Katıldığım etkinliklerden biri Social Inclusion Band konseriydi. Piraye'nin davetiyle bu gruptan haberdar olmuş oldum. Vodafone Vakfı’nın Alternatif Yaşam Derneği (AYDER) ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) işbirliği ile hayata geçirdiği, fiziksel ve sosyal açıdan dezavantajlı gençlerin hayata katılımlarını kültür sanat yoluyla desteklemek amacıyla farklı sanat dallarında ücretsiz eğitimler veren Düşler Akademisi öğrencileri tarafından kurulan Social Inclusion Band müzik grubu, Babylon konserlerine 21 Mart Pazar günü verdiği konser ile devam etti. Biz de Bengi'yle oradaydık.Oriental Blues yapan Luxus grubu ile aynı sahnedeydi ve harikaydılar. Çıkışta Bengi'yle "Social Inclusion Band" tişörtlerinden aldık. Bir sonraki konserde beraber giyeceğiz. Sanırım 18 Nisan'da Babazula'yla olacaktı diğer konser de.

Gelelim MediaCat Nisan sayısına, yorulduk ama güzel bir sayı hazırladık yine. Konuların trailer'ını vermek isterdim ama ayın 1'ini beklemeniz lazım :) Bugün de hafta sonu tatili için Edirne'ye kaçıyorum. Babaannem beni özlemiş. Ben de özledim.Hasret giderelim. Hem İstanbul bu hafta sonu biraz rahatımı kaçırabilirdi.Neden mi? Orası bende kalsın :)


  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS
Read Comments

Jim Beam'den Özgür Şef'e Oradan Eyyvah Eyvah'a

Önce dün akşamdan başlayalım neler yaptığıma... İlk olarak iş çıkışı Kasaba dizisinde oynayan ve dizinin bitmesiyle Hatay'dan İstanbul'a geri dönen arkadaşım Melih'le Filicori'de oturup sohbet ettik. Sonra aynı çatı altında çalıştığım ve yaptıkları işleri çok beğendiğim Fikrimühim ekibinin düzenlediği Jim Beam gecesine teşrif ettik Cihangir White Mill'e. Deneyebileceğimiz bütün kokteylleri denedik. Gayet keyifli bir geceydi, gecenin ilerleyen saatlerinde Araf'a mı gitsek acaba diye düşünsek de bende o kadar enerji kalmamıştı. Ertesi gün işe gelecek olmanın verdiği sıkıntıyla eğlenceyi yarıda kesip tıpış tıpış eve geldim.


Bugün çok keyifli bir söyleşim vardı Özgür Şef'le. Söyleşimizin saati son anda değişti. Show TV Kurumsal İletişim Müdürü Sevgili Nurcan Duman beni arayarak "Öğle yemeği yemeyin, beraber yiyeceğiz" dedi. Yeni nesil bir aşçıyla birlikte yapılacak sohbete böyle bir istek de gelince büyük beklentilerle İstinye Park Günaydın Restoran'ın yolunu tuttum. Beklediğime değdi. Steak'ten pirzolaya, köfteden sosise her çeşit et vardı masamızda. Özgür Şef, Nurcan Hanım, Show Max Marka Müdürlerinden Mehmet Bey ve fotoğrafçı Abdullah ile çok keyifli bir yemek yedik. Sohbetimiz de çok eğlenceliydi. Fotoğraf çekiminde de çok eğlenceli pozlar yakaladık, Özgür Şef'i 15 kiloluk etlerle falan çektik. Sonra da Nurcan Hanım, Özgür Şef ve ben bir hatıra karesi çektirelim dedik. O kadar çok yemiştim ki fotoğrafta da göbeğim belli oluyor hohoho :) Fotoğraf çekimimizi bitirdikten sonra masada bizi bekleyen bir sürpriz vardı. O da ne?? Katmer tatlısıı!
İlk defa Neslihan'ın Antep fotoğraflarında görmüştüm o tatlıyı ve çok özenmiştim. Bugün de yeme fırsatı buldum. Şam fıstığıyla dolu harika bir tat. Tatlıya -çikolata hariç- çok fazla düşkünlüğü olmayan beni bile baştan çıkardı :) Hem tatlı yedikk, hem tatlı konuştuk. Öyle güzel geçti ki zaman 2 saatten fazla masada oturduğumuzu farketmedik. Özgür Şef'ten tüyolar aldık. Artık röportajımı da dergide okursunuz Nisan sayısında :)

Akşam eve geldikten sonra kardeşim ve annemle sinemanın yolunu tuttuk ve "Eyyvah Eyvah"ı izledik. Gösterime girdiği andan beri sürekli izlemek istiyorduk fakat bir türlü fırsat bulamamıştık. Geç kalmıştık ama iyi ki de bugün fırsat yaratıp gitmişiz. Çok keyifliydi. Bütün salonla birlikte gülmekten öldük. Bizim yörenin insanları bu kadar yalın bu kadar samimi bir şekilde anlatılabilirdi. Ata Demirer'i zaten çok severim bu filmle daha da bir sevdim. Trakyalı taklidini bu kadar iyi yapan biri yok bence :)

Çok güzel bir gün ve geceydi. Şimdi uyku vakti. Yarın haftanın son günü. Sabah Likemind'a uğramak istiyorum. Öğleden sonra röportajım var, toparlamam gereken bir sürü konu var. Daha Cebit yazılacak. Hepsi biter, biraz zorlar ama biter.. Haydi uyuyalımm...

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS
Read Comments